Hızımı alamadım akşam akşam bunu yazmassam hatrı kalır diyerek size bazı gezi anlarımı anlatayım istedim.Efendim nedense Erivan'dan başlamak istedi canım ne işin vardı gittin derseniz kızarım çok işim vardı gittim yahu.Bi kere sanıldığı kadar uzak ve pahalı bir yolculuk değildi.İkincisi yemekleri ve kültürü o kadar yurduma benziyor ki dil sorununuz yoksa aylarca nerede olduğunuzu anlamazssınız yeminle.Doğal güzelliğinin yanı sıra halkın yok edemediği Rus mimarisiyle de bozulmadan görülmeye değer bir kentti.İnsanlar Türklerden nefret ediyor mu bilmiyorum çünkü sorduğum çoğu kişi cevap bile vermeye tenezzül etmedi :) ikinci neden kimse Türkçe bilmiyor benimde Rusçam berbat yani az buçuk Ermenice az buçuk Rusça anlatabiliyorum derdimi.
Ha bu arada aslında Erivan'dan çok insanların gezmeye direnişi ile ilgili bir iki laf etmem gerek.Ya nedense üniversite yıllarından beri gezme delisi bir kişliğim.Önce gençlik treniyle hoop bi gün orda bi gün burda yarı aç yarı tok avrupa seyahati yapabildim gençlik heyecan parasızlıkla birleşince hatıramda epeski binaların olduğu mimarisine vurulduğum genelde gece gezebildiğim şehirler kaldı hatıramda.Benimle birlikte pek çok gencin gezebildiği harika anlardı.Bu arada sınıf arkadaşlarım olsun yurt arkadaşlarım olsun hepsi bana deli muamelesi çekti ne işin var ailen duysa seni keser falan dediler o zamanlarda da kimseyi dinlemediğimden olsa gerek çok ciddiye almadım bunları.Lakin yaş ilerledikçe bu tür manyaklıklara sık sık maruz kalmaya başladım.Ya ne işin var senin Macaristan'da Bulgaristan'da yok zaten Atina karışık bin bir türlü vaz geçirme çabaları aklınız hayaliniz durur ulan size ne gezeceem ben yok otur oturduğun yerde.Yahu sen Erzincan'a falan gidiyorsun dünya para harcıyorsun ya da Allahın Fethiyesi kaç para biliyon mu?Hadi paradan geçtim ne farkı var ha yurtdışına gitmişim ha memlekette geziyom sana ne denyo.Eee ama bu yurdum insanı vaz geçmez illa içine edecek seyahat düşüncesinin.Ya pasaport almak zor (1 saat sürüyor) yok vize işlemleri imkansız (kaç kere vize istedin vermediler allah aşkına haci yaa) işte hiç birşey bulamazlarsa dil bilmiyoruma gelmiyor mu konu ben orada kopuyorum.Ya sen uluslarası konuşmacı mısın konuşma yerel halkla mecburmusun?Hem Türkçe biliyon da her önüne gelenle konuşuyormusun?Şahsen ben konuşmuyorum ne konuşayım çaycısıyla simitçisiyle alıyorum çayımı simidimi parasını verip oturuyorum kimse ulan konuş demiyo.Bir de yok kaybolurum korkusu var ki evlere şenlik benim gibi bir gittiği yeri 10 kez gitmeden bulamıyan bir insan İstanbul'da sık sık kaybolurken valla oralarda hayatta kaybolamadım elimde şehir haritası kime göstersem yeminle yol tarif ettiler ki bizim bakkal bile bu tarifi anlar o derece yani.(Bu arada bizim bakkal yol tarifiyle ünlüdür kimse onun tarifiyle yol bulmuş değildir bu güne kadar).Taam bütün mazeretleri kabul ettim diyelim dil bilmiyorsun, yol bilmiyorsun, bi sürü tırsak birleşip bir turla gitmeyi deneseniz hem ucuz hem de kolay olmaz mı?Benim bildiğim vize final her işi de onlar hallediyor.Yok o kadar adamı nereden bulacaksınız Mardin ya da Gaziantep'e giden sürü halinde insanlar Romanya dersen bir durur.Bu arada yanlış anlaşılması hem Mardin hem Gaziantep gezilecek yerler valla yılda bir iki kere gidilir o başka.Neyse yazının özü şu şekerim gezin valla ufkunuz açılacak dünya daha çekilir olacak inanın insan yalnız okumakladeğil gezmekle de çokşey öğrenebiliyor benden söylemesi.Bir gün de siz hatıralarımdan bahsederim belki :)
23 Aralık 2011 Cuma
Nereden başlasam?
Sigarayı bırakacağım mesela (pöh nerde bende o irade).
Her söylenene inanmıyacağım (zaten inanasam da inanamasam da umurum da değil kimseyi dinlediğim yok).
Şöyle yakışıklı bi adam bulup aşık olacağım (gerçi Türkiye'de yakışıklı erkek yok ama şansımı deneyeceğim).
Çok para kazanacağım (bak bu uğurda çalışmaya bile değer).
Kendime ve yazmaya zaman ayıracağım (bak bu olur bence).
İşte tam bu noktada bayıldığımeğlendiğim hatta gülmekten altıma yaptığım bloğ kızlarını takip falan edeceğim.Hayatımı yazassam roman falan olmaz bari bunu yapayım.Efendim ben kendimianlatayım azıcık okumaktan gözleri bozulup gözlük takan hayatı bu salaklıkla epey zaman harcayan sıradan hiiç yeminle hiiiç bi özelliği olmayan sıradan bi hatunum.Eski bir kocam (allahtan evde kaldımdı sorunumu çözmüş bulunmaktayım ) yapyakışıklı bir de oğlum var.Günün birinde bloğumu okuma zahmetine girerse diye demiyorum yemin ederim çok tatlı oğlum var.Bu yıl babasıyla yaşamak üzere beni terketti.Hiç bir terk edilişimde ağlayıp zırlamadığım kadar perişan oldum.Naan valla öyle her gidenin ardından perişan olan benle dertleşirken manasız baktığım hatunların ahını almış olmalıyım ki resmen yıkıldım.Günlerce yemek yiyemediğimi bilirim.Neyse o gitti ya az kendime geldim sayılır ev temizle yemek yap telaşı olmadan epey tembellik ettim.Daha çok savruk oldum amaen kısa zamanda kendimi toparlamayı düşünüyorum.Bu arada yazdıklarıma baktımda ne kadar uzun olmuş bu diyorum.
Yine de kendimi tutamıyorum arkadaş t.v falan izleyebilen bi bünyem olmadığında dizi muhabbeti sık yapamıyacağım artıkın kusura bakmıyacanız.Bir de diğer bloglara baktım adımı kimliğimi falan gizlemem gerekirmidiye korkum geçti.O kadar yetenekli insanlar arasından kimsenin beni fark edip okuyacağını sanmıyorum.
Fotoğrafları da ekledim ahanda budur diyerek başlıyorum :)))
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)