Bunal bunal nereye kadar?İçimi açacak kafamı aydınlatacak bir ışık lazım oldu. Erinmedim kalktım ışık yakmaya gittim gittim uleyn meğersem ışık zaten yanıyormuş ben göremiyormuşum.Gözümü açmam yetti. Bazen insan karanlık sanıyor ya ortamı belkide gözlerimiz kapalı diye düşünüyorum.Tehlikeli olan gözlerimizi başkaları kapatabiliyor zaman zaman ve biz o başkalarını bile göremiyoruz.
Bulanık hatıralar, miğde bulantısı, baş ağrıması geçti kusmalar başladı.Parmaklarım durmuyor yazmadan yapamıyorum.İçimde biriktirdiğim öfke çok pis çıkacak
20 Şubat 2012 Pazartesi
Paradoksal
Allaaam saatlerce yürüdüm bu sabah sabah dediğime bakmayın öğlen oluyordu kalktığımda ama mevzuu o değil.Dağ taş gezdim allah razı olsun manzara çok güzel allahın şelalesiydi yok börütsü böceğiydi güzel ama ben ne anlarım uleyn dağdan taştan eblek eblek sırıtıyorum içimde 'uleyn ne işin var ne geziyon buralarda' duygusuyla başetmek zor.
Bir de çok ulvi şeyler düşünüyormuşum gibi bir cool haldeyim ki sormayın.Kişilik olarak tembellim bırak yürümeyi çok yoruluyorum diye yemek yemem.Taam sağlıktı spor du olaylarına gireceğim kararlıyım ama bu gün o gün mü ben çelişkideyim sahiden.Bir yandan tırnağım saçım başım nasıl görünüyorum derdindeyken inanın konsantre olamıyorum.Bir deli olduğum durumsa su sesi her ne kadar güzel olsada kulağımda kulaklık olmalıydı. Bi müzik neyim dinlemeliydim. Sıkıcı kişiliğim hiç bir sakınca görmeden kendini gösteriyo delireceem.Elimde fotoğraf makinesi her şeyi çekiyorum. Çiçekti böcekti kaç açıdan manyak manyak çekiyorum.(Ne işime yarayacaksa) Kendim kendimi ikna etmeye de uğraşıyorum (yahu ben boğa burcu biriyim doğayı toprağı felen severim)Yok anam içimde bir metropol manyağı canlanmış her bir boka burun kıvırıyor.Neyse az gittik uz gittik dere tepe düz gittik (resmen abartmıyorum valla) inanılmaz olan gerçekleşti muhteşem bir manzara gördüm. İçimde bir ferahlık bir rahatlama allaam sana geliyorum halleri yürüyüş bende bam başka duygulara neden oldu.(Belkide oksijen feylan çarptı.)Ya üstüme bir yumşaklık çöktü anlatamam
beni bilen bilir ağlak bir tip değilim resmen duygu yoğunluğundan ağlıyacaaam.Yok aslında ağlıyacaam da ne hissediyorum ne düşünüyorum onu anlamıyorum.Ulan var ya ben insani duygu mevzuunda resmen zayıfım bu konuda çok okumalıyım ve çalışmalıyım. Gerçi bu konuyu kitaptan öğrenmek de zoruma gidiyor ama bilmemek ayıp değil öğrenmemek ayıp şiarıyla hareket ediyorum durumu kurtarmaya çalışıyorum.
Yazıyı bir noktaya bağlamadan buradan ayrılmak istemiyorum.Efendime söyleyim bu yürüyüşte en çok düşündüğüm şey çalışma koşullarıydı.Yıllar yılı çalışıyorum bünye itibarıyla sabah uyanabilen bir yaratık hiç olamadım.Taam gece geç yatıyorum o yüzden de sabah kalkamıyorum ama bence benim gibi bi sürü insan var.Devlet daireleri bazı kamu kurum ve kuruluşları bu sürü itibariyle yeni bir düzenlemeyle öğleden sonra çalışsak.Hani benim gibi insanlar Bünyesi nedeniyle hem verimli çalışamıyor hem de valla billa insan haklarına aykırı yahu.Zaten çalışma olayı bile bana başlı başına zul gelirken bir de sabahın köründe (yemin ediyorum bakın kargalar bilem uyuyor yaa) ne işimiz varsa bom boş binalarda yok çalışakmışız.(Yalan ben şahsen çalımıyorum o saatte ne çalışacağım yaaa)
Kısaca tembellik benim hakkım söke söke alırım ister gelin ister gelmeyin kendi eylemlerimi planlıyacağım.
Bir de çok ulvi şeyler düşünüyormuşum gibi bir cool haldeyim ki sormayın.Kişilik olarak tembellim bırak yürümeyi çok yoruluyorum diye yemek yemem.Taam sağlıktı spor du olaylarına gireceğim kararlıyım ama bu gün o gün mü ben çelişkideyim sahiden.Bir yandan tırnağım saçım başım nasıl görünüyorum derdindeyken inanın konsantre olamıyorum.Bir deli olduğum durumsa su sesi her ne kadar güzel olsada kulağımda kulaklık olmalıydı. Bi müzik neyim dinlemeliydim. Sıkıcı kişiliğim hiç bir sakınca görmeden kendini gösteriyo delireceem.Elimde fotoğraf makinesi her şeyi çekiyorum. Çiçekti böcekti kaç açıdan manyak manyak çekiyorum.(Ne işime yarayacaksa) Kendim kendimi ikna etmeye de uğraşıyorum (yahu ben boğa burcu biriyim doğayı toprağı felen severim)Yok anam içimde bir metropol manyağı canlanmış her bir boka burun kıvırıyor.Neyse az gittik uz gittik dere tepe düz gittik (resmen abartmıyorum valla) inanılmaz olan gerçekleşti muhteşem bir manzara gördüm. İçimde bir ferahlık bir rahatlama allaam sana geliyorum halleri yürüyüş bende bam başka duygulara neden oldu.(Belkide oksijen feylan çarptı.)Ya üstüme bir yumşaklık çöktü anlatamam
beni bilen bilir ağlak bir tip değilim resmen duygu yoğunluğundan ağlıyacaaam.Yok aslında ağlıyacaam da ne hissediyorum ne düşünüyorum onu anlamıyorum.Ulan var ya ben insani duygu mevzuunda resmen zayıfım bu konuda çok okumalıyım ve çalışmalıyım. Gerçi bu konuyu kitaptan öğrenmek de zoruma gidiyor ama bilmemek ayıp değil öğrenmemek ayıp şiarıyla hareket ediyorum durumu kurtarmaya çalışıyorum.
Yazıyı bir noktaya bağlamadan buradan ayrılmak istemiyorum.Efendime söyleyim bu yürüyüşte en çok düşündüğüm şey çalışma koşullarıydı.Yıllar yılı çalışıyorum bünye itibarıyla sabah uyanabilen bir yaratık hiç olamadım.Taam gece geç yatıyorum o yüzden de sabah kalkamıyorum ama bence benim gibi bi sürü insan var.Devlet daireleri bazı kamu kurum ve kuruluşları bu sürü itibariyle yeni bir düzenlemeyle öğleden sonra çalışsak.Hani benim gibi insanlar Bünyesi nedeniyle hem verimli çalışamıyor hem de valla billa insan haklarına aykırı yahu.Zaten çalışma olayı bile bana başlı başına zul gelirken bir de sabahın köründe (yemin ediyorum bakın kargalar bilem uyuyor yaa) ne işimiz varsa bom boş binalarda yok çalışakmışız.(Yalan ben şahsen çalımıyorum o saatte ne çalışacağım yaaa)
Kısaca tembellik benim hakkım söke söke alırım ister gelin ister gelmeyin kendi eylemlerimi planlıyacağım.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
